İslam’ın sana ihtiyacı var

Bu zamanlar çokça af dileme, çokça Allah’a yönelme, çokça tövbe etme ve Allah azze ve celle’den çokça merhamet dileme zamanlarıdır.

Müslümanlar için dualarınızı artırın. Sevgili kardeşim: Bu belayı görüyorsun. İslam’la herkesin nasıl savaştığını, bunun için paralar harcandığını, anlaşmalar yapıldığını, toplantılar yapıldığını ve dinle savaşmak için fikirlerin bir araya geldiğini görüyorsun. Tesettürle savaşlarına bakın. Kadınlara karşı savaşlarına bakın. Temizliğe ve iffete karşı savaşlarına bakın. Dine karşı ve şeriata bağlılığa karşı savaşlarına bakın. Mücahitlere karşı savaşlarına bakın. İslam’ı istemiyorlar. Öyleyse bu zaman, mustazaflara yardım etmesi için Allah’tan yardım dileme zamanıdır.

Sevgili kardeşim… Sen evinde yaşarken ve bu sözleri duyarken, işkence gören kardeşlerinin olduğunu ve ailelerini ya da çocuklarını göremediklerini aklına getir. Bu insanları hatırlaman, onları esaretten kurtarması ve ailelerine geri döndürmesi için Allah’a sadık bir kalple dua etmen gerekir.

Belaya uğrayanları hatırlamak… Müslüman olmanın manası nedir? “Yalnız sana kulluk eder ve yalnız senden yardım dileriz.” kelamını yaşamak ne demektir? Bu kelam neden çoğul formdadır? Zira sen bir ümmetle beraber yaşıyorsun, bir ümmetle beraber namaz kılıyorsun, bir ümmete zekat veriyorsun, bir ümmetle beraber hac yapıyorsun, ümmetle bir alakan var.

“İman edip hicret etmeyenlere gelince, hicret edinceye kadar, onların velayetleri size ait değildir.” Bu bir ümmetin ilişkisidir, bu ümmetle etkileşim içinde olman gerekir.

Başkalarının işleri için uğraşan, silik bir kişi olma. Sadece eşyaya, dünyaya, mal edinmeye veya şahsi itibara odaklanma. Bu dinin senin gibi adamlara ihtiyacı var.

Kur’an ile Allah tarafından muhatap alınıyorsun. Sen sensin, Kur’an’ın sana değil de başkalarına hitap ettiğini zannedersen, bu seninle Allah arasında bir perde olur. Kur’an’dan istifade edemezsin, salihlerden olamazsın, ilklerden olamazsın.

Sen büyük işler yapabilirsin, birçok şey yapabilirsin. Allah’ın sana olan çağrısından dolayı büyüksün: “Ey iman edenler!” Allah’ın sana olan bu hitabı büyük bir hitaptır.

Bu sebeple bu dinin seni beklediğini bil. Allah’ın sende kendisine kulluğu, O’na kulluk ettiğini, O’ndan sakındığını, O’na karşı samimi olduğunu, kalbini O’na adadığını görmeyi istediğini bil. Bu nedenle Müslümanların ahvaline de bakman gerekir. Ülkeleri zikretmek istemiyorum, haritaya bakabilirsin. Ehl-i İslam’ın, Ehl-i Sünnet’in uğradığı belalara bir bak. Bak!

Hiçbir Müslümanın zuhur etmesine izin vermiyorlar. Herhangi bir Müslümanın yükseldiği görülünce hemen onu öldürüp yok ediyorlar.

(Bir de) şu sapkınlık ehline bak! Dalalet üzere olan önderleri onlar için kalkıyor, onları pazarlıyor, onlar için yol açıyor, onlar için televizyonlar açıyor, hediyeler ve ödüller veriyorlar.

Ehl-i Sünnet’e gelince… Onlara karşı savaşılır ve hapsedilirler. Onların hevalarına muhalefet ettiklerini hissettikleri anda düşman kesilirler. Ve sadece hevaları uğruna düşmanlık etmezler, dini için düşmanlık ederler.

Bir Müslüman ile düşmanları arasındaki husumet, din hususundaki bir husumettir. Yönetenin kim olduğu, kime ibadet edileceği ve kime itaat edileceği hususundaki bir husumettir.

Bu artık senin seçimidir. Buna dikkat etmek sana düşer.

Allah’tan bana ve sana kendisine itaat etme konusunda muvaffakiyet vermesini niyaz ediyorum.

Son Güncelleme: 7 ay önce