Kendini Başka Milletlere Benzetme !

Allah (سبحانه وتعالى)’dan korkmak, Allah’ın huzuruna götüren ameller arasında en üstün olan ameldir. Bununla birlikte, Kur’an ve Sünnet’in hükümlerini işittiğinde doğruyu bulmanın yalnız yolu takvadır.

Allah (سبحانه وتعالى) Kur’an’ın başlarında şöyle buyurmaktadır:

“Elif. Lam. Mim. O kitap (Kur’ân); onda asla şüphe yoktur. O müttekiler (sakınanlar ve arınmak isteyenler) için bir yol göstericisidir.”

Kitabın’ı (Kur’ân’ı) herkese değil yalnız Allah’tan korkan ve takva sıfatına sahip olan kimselere özel bir hidayet yolu olduğunu söylüyor.
Takva’nın çeşitleri bizim birçok amellerimizi içine alır.
Bunlardan bir tanesi; Kâfirler’e benzemekten sakınmamızın gerekli olduğu hususudur.

Allah (سبحانه وتعالى) Kur’an’da şöyle buyurmakta;

“Ehl-i kitap ve müşrikler’den olan inkârcılar, içinde ebedî olarak kalacakları cehennem ateşindedirler. İşte halkın en şerlileri onlardır.”
(Beyyine Suresi 6. Ayet Meâli)

Ehl-i kitap’tan olan kâfirler…
Burada ilimsiz kâfirler denilmiyor, bilakis Yahudi ve Hristiyan olan Ehl-i kitaplar arasında ki kâfirler, müşrikler ve bunların hepsi cehennem ateşinde ebedî kalacaklardır.
Ve bu kimseler “halkların arasında en şerli olan kimselerdir” diye beyan edilmektedir.

Öyleyse bizler Rabbimiz’in dediği gibi “kâfirler’e ve müşrikler’e insanlar arasında en şerli kimseler” dememiz gerekiyor.

Allah (سبحانه وتعالى) söyle buyurmaktadır:

“İman edip sâlih ameller işleyenlere gelince, halkın en hayrlısı da onlardır.”
(Beyyine Suresi 7. Ayet Meâli)

İman eden ve ameli sâlih olan kimseler halk arasında en hayrlı olanlardır buyuruyor.

Peygamber (ﷺ) sahabeler’den biriyle otururken bir kişi yanlarından geçiyor, ve Nebî (ﷺ) yanında ki sahabiye “bu adam hakkında senin fikrin nedir?”
Sahabe şöyle cevap veriyor; “Bu adam Kureyşliler’in en soylularındandır.
Konuştuğunda dinlenmeye layık olan, bir yere kız istemeye gittiğinde ona dünür olmaya layık olan, aracı olduğunda aracılığı kabul edilen ve emrettiğinde de kendisine itaat edilmeye layık olan kimsedir.”
Bu cevabın ardından Nebî (ﷺ) biraz sessiz kalıyor, bu sırada yanlarından yine bir kişi geçiyor.
Nebî (ﷺ) bu kişi hakkında ne düşünüyorsun diye yanında ki sahabiye soruyor,
Sahabe şöyle cevap veriyor; “Bu müslümanlar’ın en fakirlerindendir.
Konuştuğunda dinlenmeye layık olmayan, kız istemeye gittiği zaman kendisiyle dünür olmaya layık olmayan ve aracı olduğunda aracılığı kabul edilmeyen kimsedir.”

Bu cevabın ardından Nebî (ﷺ) şöyle buyuruyor;
“Fakir dediğin ve beğenmediğin bu kimse, dünya dolusu diğerinden daha hayrlıdır.”

İmanlı kişi her şeyi imanla ölçmesi gerekiyor.
Rabbimiz’in dediği gibi iman eden ve ameli sâlih olan kimseler insanlar arasında en hayrlı kimseler denilmesi gerekiyor.

Kendisini, iman eden ve ameli sâlih olan kimselere benzetmeye gayret göstermesi gerekir.
İşte bu durum; kendini, iman eden ve ameli sâlih olan kimselere benzetmesiyle onlara karşı kalbinde ki sevginin olduğunun göstergesidir.
“Ehli-i kitab’ın kâfirler’i ve müşrikler’i halklar arasında en şerli olanlardır” diyen kimse de kendini onlara benzetmemek hususunda dikkatli olması gerekiyor.

Peygamber (ﷺ) şöyle buyuruyor;
“Kim de bir topluluğu severse kıyamet günü o toplulukla beraber olur.”
“ kim de kendini bir kavme benzetse o kimse onlardan addedilir.”

Dolasıyla, eğer bizde ki, bazı ameller yanlış görülüyor ise o ameli Kur’ân ve Sünnet’e uygun mu diye araştırmamız gerekiyor.

Kendini Başka Milletlere Benzetme

– Şeyh Abdulveli Kari

Son Güncelleme: 2 ay önce