Münafıkların 50 Alâmeti: 19 – İbadette Tembellik !

بِسْــــــــــــــــــــــمِ ﷲِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيم

أَلْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ وَالصَّلَاةُ وَالسَّلامُ عَلَى رَسُولِنَا مُحَمَّدٍ وَ عَلَى آلِهِ وَصَحْبِةٍ أَجْمَعِين .

Zaruri olarak bilinmektedir ki münafıklar ibadetleri yerine getirmek hususunda tembellik gösterirler.Daha önce onların ancak gösteriş ve duyurma olarak,
zorlanarak ibadet ettikleri geçmişti. Allah Teala buyuruyor ki;

“Şüphesiz münafıklar Allah’a oyun etmeye
kalkışıyorlar;hâlbuki Allah onların oyunlarını başlarına çevirmektedir. Onlar namaza kalktıkları zaman üşenerek kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar, Allah’ı da pek az zikrederler.” (Nisa142)

Bu onların bütün namazlardaki halidir. Nitekim Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem bunun en açık şeklini münafıkların yatsı ve sabah namazlarında cemaate gelmemeleri olarak açıklıyor;

“Münafıklara en ağır gelen namaz; sabah ve yatsı namazlarıdır. Bunlarda ne olduğunu bilselerdi sürünerek de olsa mutlaka gelirlerdi.” Bütün namazlar onlara ağır gelmekle beraber, sabah ve yatsı namazları daha ağır gelir.Sahihayn’de geçtiği üzere İbn Mesud radıyallahu anh diyor ki;
“Biz ancak nifakı bilinen münafıkların namazlardan geri kaldığını görürdük.” Geri kalmak ifadesiyle cemaatle namaza katılmadıklarını kastetmiştir. Bu onların
sahabelerin dinde meşhur sıfatlarıdır. Bunu destekleyen hususlardan biriside, Enes radıyallahu anh’den gelen sahih hadiste de geçtiği gibi cemaatle namazı sık aksatmaları ve namazı kılarken tembelce kılmalarıdır; “İşte şu münafığın namazıdır; güneş şeytanın iki boynuzu arasına gelinceye kadar oturur, kalkar savsaklayarak dört rekât kılar ve Allah’ı da pek az zikreder.” Fesubhanallah! Eğer münafık üşenerek de olsa namazı kılıyorsa, ya terk edenin hali nasıl olur ?

Allah Azze ve Celle’nin münafıkları ayıpladığı hususlardan birisi şudur; “Namaza ancak üşenerek gelirler.” (Tevbe54)

Allah’ı zikretmeye gelince, daha önce geçtiği gibi; “Allah’ı ancak çok az zikrederler.” Geçen hadiste de;“Allah’ı da pek az zikreder.”Buyrulmuştu.Kuran okumasına gelince, kokusu güzel, tadı acı olan fesleğen gibidir. Görünüşü güzel, tadı ve hakikati acıdır.İnfak etmeleri ise; ancak istemeye istemeye veya gösteriş iledir. Hakikatte onlar infak etmeyi hiç istemezler. Bunun için Allah Teala onları şiddetle azarlamaktadır;

“De ki:İster gönüllü verin ister gönülsüz, sizden (sadaka) asla kabul olunmayacaktır. Çünkü siz yoldan çıkan bir topluluk oldunuz. Onların harcamalarının kabul edilmesini engelleyen, onların Allah ve Resûlünü inkâr etmeleri, namaza ancak üşenerek gelmeleri ve istemeyerek harcamalarından başka bir şey değildir.” (Tevbe 53-54)

Onlar hakikatte iman etmedikleri için bütün ibadetleri bu şekildedir.Onlar namaz ve ibadetlerle harp ederken nasıl eda edebilirler ve onlar onu terk etmişken nasıl ikame edebilirler ?

Son Güncelleme: 2 ay önce